Pelvik Konjesyon Sendromu, gövdenin alt kısmında uzun süreli ağrı ile kendini gösteren kronik bir hastalıktır. Pelvik Tıkanıklık Sendromu olarak da çevrilen bu hastalık, halk arasında “rahim varisi” diye bilinir. Pelviste bulunan kan damarlarının tıkanması ve bu bölgede fazlaca kan birikmesi mekanizması ile oluşur.
Pelvis, gövdenin alt tarafında bulunan bir yapıdır. Farklı organ ve sistemlerle iç içedir: üreme sistemi, üriner sistem ve sindirim sistemi ile ilişkilidir. Vücudumuzun alt tarafını destekler. Hemen hemen kişinin vücut ağırlığının yarısını taşımaktadır. Toplumda görülme sıklığı hakkında kesin bilgiler verememekteyiz; ancak uzun süreli karın ağrısı şikâyeti ile gelen her 10 hastadan 1 tanesinde pelvik tıkanıklık ile ilişki saptanmaktadır.
Diğer bilinen adları şunlardır:
Kronik venöz pelvik konjesyon sendromu
Kronik venöz pelvik tıkanıklık sendromu
Taylor sendromu
Genital bölge varisleri
Rahim varisleri
Pelvik Konjesyon Sendromu Nedenleri
En temel nedeni, pelvis damarlarında (retroaortik sağ ve sol renal ven) tıkanma ve genişleme (dilatasyon) olmasıdır. Diğer nedenler ise şunlardır:
İki veya daha fazla sayıda doğum öyküsü
Hormon seviyelerinin anormal derecelerde artması
Bacak damarlarında tıkanma veya derin ven trombozu öyküsü
Polikistik over varlığı
Hormon dengesizlikleri ve bazı işlev bozuklukları
Pelvis bölgesinde doğuştan gelen anatomik küçüklük
Herhangi bir nedenle rahim damarlarının genişlemesi
Rahim Varisi Risk Faktörleri
40 yaş altında ve doğurganlık dönemindeki kadınlar
İki veya daha fazla gebelik öyküsü
Polikistik Over Sendromu varlığı
Pelvik Konjesyon Sendromu Belirtileri
Pelvik bölgede oluşan tıkanmalar neticesinde aşağıdaki semptomlar ortaya çıkabilir:
Gövde bölgesinde zonklayan tarzda ağrı (kronik pelvik ağrı olarak da bilinir)
Tedavi edilmeyen vakalarda aşağıdaki komplikasyonlar görülebilir:
Olası kemik kırıkları ve çıkıkları
Ven tıkanıklıkları
Dolaşım sisteminde bozulma
Pelvik bölgede geçmeyen şiddetli ağrı
Tanı, muayeneye ek olarak bilgisayarlı tomografi, ultrason ve transvajinal ultrasonografi gibi ileri görüntüleme yöntemleriyle konulabilir.
Pelvik Konjesyon Sendromunun Tedavisi
Tedavi iki ana gruba ayrılır:
1. Farmakolojik (ilaç) tedavi:
Psikoterapi ilaçları
Hormonal tedaviler
Non-steroid anti-inflamatuar ilaçlar
2. Cerrahi tedavi:
Ven embolizasyonu
Skleroterapi
Laparoskopik girişimler
Pelvik Konjesyon: Embolizasyon Tedavisi
En sık uygulanan tedavi yöntemidir. Dilatasyona uğramış damarlar, anjiyografik yöntemlerle tespit edilir ve genişleme ortadan kaldırılır. 10 hastanın 6-7’sinde embolizasyon işlemi sonrasında semptomlar azalmaya başlar. Genel anestezi gerektirmeyen bu yöntem, ameliyata göre daha kolay uygulanır ve komplikasyon oranı düşüktür.